CRYSİS İNCELEMESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

CRYSİS İNCELEMESİ

Mesaj tarafından celil lebron23 Bir Ptsi Ocak 11, 2010 6:13 pm

Oyunun giriş videosunu atladığımızda kendimizi 2020 yılının ortasında buluyoruz. Dünya ya bir meteor düşüyor. Tüm yazılı ve görsel basında meteorun düşüşü yayınlanıyor. İlk müdahaleyi Amerika yapıyor. Ve de araştırma için bölgeye ülkenin önde gelen bilim adamlarından oluşan bir kazı grubunu yolluyor. Fakat birden bu ekipden haber alınamıyor. Bunun üzerine kahramanımızında içinde bulunduğu özel timi bölgeye naklediyor..Bilimadamlarının yapmış olduğu araştırmalar sonucu bu düşen meteorun öyle sanıldığı gibi basit bir göktaşı olmadığı fark ediliyor. Adaya varan bu özel tim karşısında kore ordusunu görünce çatışma başlıyor. Ancak meteorun sırrı ortaya çıkınca gezegenemizin yararı için bu iki ülke beraber çalışmaya başlıyor. Meteor beklenmedik bir şekilde patlayınca tüm ada buz kesiliyor. Ve maceramız böylece başlıyor.

Hatırlarsanız FarCry da Jack Carver oluyorduk. Crysisde ise Jack Dunn ( Nomad ) ‘ u kontrol edeceğiz. Bölümleri tek tek geçerken kimi zaman tek başımıza kimi zamanda yardımcı kuvvetler ile ortak bir çalışma sergileyeceğiz.
Oyunun önemli noktalarından biride her canlının ayrı bir yapay zekaya sahip olması. Yani askerler aynı şekilde hareket edip aynı şekilde davranmayacak. Bu düşmanlar içinde geçerli maalesef. Buda her oyunda karşımıza gelen bir özellik değil. Oyundaki en büyük yardımcınız ise "Nano Suite "adı verilen ekipmanınız olacak. Bu ekipmanı bir elbise gibi üzerinize giyiyorsunuz ve de size inanılmaz faydalar sağlıyor. Bu yüksek teknoloji ürünü ekipman sayesinde hızınızı ve gücünüzü maximum değerlerde korumanız sağlanıyor. En güzel yanı ise pellerin modu. Bu moda geçtiğiniz anda düşmanlarınızın sizin varlığınızdan haberdar olması sizin onların gırtlağına yapıştığınız anda mümkün oluyor Smile

Oyunun ilk yarısı sandbox dediğimiz bir türde geçiyor. Oyunun başındaki uzun paraşüt atlayışından sonra oyun sizi son derece gerçekçi modellenmiş bir dünyada tek başınıza bırakıyor daha sonra bu dünyayı keşfetmeye başlıyorsunuz. Yavaş yavaş oyunun iç mekanlarına ilerledikçe sizi bekleyen düşman kuvvetleriyle sıcak çatışmalara giriyorsunuz. Bu çatışmalar esnasında diğer oyunlardan farklı olarak düşmanlarımıza verilen sanal zekanın çok çok farklı olduğunu belirtmek istiyorum. Bu sanal zeka o kadar ustaca hazırlanmış ki düşmanların bulunduğu binalara girmek o kadarda kolay olmuyor. Tamamen sizde bu sanal zekaya karşı kendi zekanızla savaşmak zorunda kalıyorsunuz çoğu zaman. Her zaman bir arka kapı bulmak mümkün olmuyor. Daha sessiz bir girişi bulmanız gerekiyor. "Predator" filmindeki karakter gibi sizin kamufle olmanızı sağlayan "Nano Suite" sayesinde düşmanlarımıza gizlice ve büyük bir sessizlikle yaklaşmamız mümkün oluyor. Maximum güç modunu seçerek bire 3 kaldığınız durumlarda size büyük bir fayda sağlıyor. Oyun çoğu zaman oyun olmaktan çıkıyor. Gerçek bir yaşam savaşına dönüşüyor. "Yaşamak istiyorsan öldürmek zorundasın." cümlesinin gerçek anlamını burada basitçe işliyoruz. Fakat bu oyunda başarılı olmak istiyorsanız zeki ve hızlı bir düşünce yapısına sahip olmanız gerekiyor.

Oyunun çok gelişmiş bir grafik arayüzü bulunduğunu da söylemek istiyorum. Gür ve karanlık bir ormanda basitçe havaya açılan ateş sayesinde mermilerin önünüze ışık tutması öğeside en ince detayına kadar düşünülmüş. En güzel görsel etkilerden biride ağacın tepesinde duran düşman kuvvetini vurduğunuzda aşağı düşerken çarpmış olduğu ağacın dallarının tıpkı bir kereste yığını gibi ayaklarınızın dibine düşmesi.Gerçekten iyi bir ekipmanla oynadığınız zaman bu oyunun başından kalkabileceğinizi sanmıyorum. Uzun mesafe silahlarının geri tepme tepkimeside en ince unsurlarına kadar uygulanmış durumda.
avatar
celil lebron23
Çaylak Üye

Mesaj Sayısı : 168
Kayıt tarihi : 06/01/10
Yaş : 21

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz