Resident Evil 5 (inceleme)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Resident Evil 5 (inceleme)

Mesaj tarafından bєяk™ Bir Salı Ocak 12, 2010 6:12 pm

Geçen gün bir internet sitesi gelmiş geçmiş en korkunç 10 oyunu sıralamış. Bende bir oyun fanı olduğum için hemen habere tıklayıp görüntüledim. Liste 10'dan geriye doğru gidiyordu. Resmin üzerine her tıkladığımda bir önceki oyunu görüntülüyordum. 10, 9, 8 gibi. Doğal olarak ilk sırada kimin olduğunu merak ediyordum. Aklıma direk olarak 3 isim geldi. Resident Evil, Silent Hill ve Fear. Nitekim Fear karşıma 6. sırada çıktı. Bu beni bir hayli şaşırttı. Açıkçası Fear'ı daha ön sıralarda görmeyi umuyordum. Sonra 2 numarada Silent Hill önüme çıktı. Zirvede Resident Evil olduğundan hiç şüphem kalmamıştı artık. Çünkü böyle bir listeye RE serisinden bir oyunun girmemiş olması düşünülemezdi. Nitekim umduğum gibide oldu. Listenin en başına Resident Evil 1 oyununu yerleştirmişlerdi.
Gelelim asıl oyunumuza. 1. oyunu gelmiş geçmiş en korkunç oyun seçilen serinin 5. oyunu bakalım bizleri korkudan koltuklarımızdan sıçratabilecek seviyede bir yapım olmuş mu? Bu tartışmaya geçmeden önce birçok oyun severin savunduğu ortak bir fikirden bahsetmek istiyorum. RE serisi 3. oyundan sonra korku temasından sıyrılarak, daha çok aksiyon ve gerilim temalı bir oyun görüntüsüne bürünmüş. Tabi ben buna katılır mıyım bilemiyorum. Aslında bu göreceli bir kavram. Mesela ben Resident Evil: 4'ü oynayıp bitirdim, korktum mu, evet korktum. Ama ilk 3 oyunu oynamamıştım. O yüzden bu spekülasyonları RE serisinin tüm oyunlarını oynayan oyuncuların yorumlarına bırakmak sanırım daha doğru olur.

Yeni Nesil Resident Evil Kaldığı Yerden

Resident Evil, oyun piyasasının hatırı sayılır serilerindendir. Özellikle PlayStation için efsane olmuş isimlerden biridir. Hayran kitlesi bir hayli fazla olan serinin filmleri de çekildi, hatta yeni bir tanesi de şu an çekim aşamasında. Yani Resident Evil ismi nerede geçerse geçsin muhakkak merak uyandırıyor. Peki, bu Resident Evil dediğimiz şey nedir, ne anlama gelir bundan kısaca bahsedelim. Gerçi bu inceleme sayfasını okumaya karar veripte Resident Evil hakkında bir şey bilmeyen kişi sayısı bir elin beş parmağını geçmez. Gerek piyasaya çıkan oyunları ile gerekse gösterime giren filmleri ile Resident Evil gayet tanımış bir marka olmayı başarmış bir yapımdır. Konusu ise malum ölümcül bir virüsün bütün dünyayı (daha doğrusu bu filmde bu şekilde, fakat oyunda sadece Racoon Şehri ile sınırlı kalıyor) ele geçirmesi ve bulaştığı insanları birer zombiye çevirmesinden ibaret.
RE serisini takip eden oyuncuların bildiği gibi ilk üç oyun çok farklı bir kamera açısına sahipti. Gittiğimiz mekânlarda bizleri sabit kameralar bekliyordu ve bu da oynanışı bir hayli baltalıyordu. En sonunda Capcom gelen bu tepkileri dikkate aldı ve 4. oyunla birlikte Resident Evil üzerinde toplu bir değişikliği gitti. Peki, bu değişiklikler içinde neler vardı? En önemlisi artık girdiğimiz odalarda bizi karşılayan bir kamera yok, kamera oda ve mekânların köşelerinden omzumuzun arkasına geçmiş durumda. Bir diğer deyişle oyun tps (third person shooter- 3. sahış bakış açısı) kimliğine bürünmüştü. Oyundaki bu değişim birçok kesimde olumlu not almıştı. Bu değişimin yanı sıra ilk üç oyundaki Racoon şehrini de yeni oyunla beraber terk etmiştik. Ayrıca üzerimize ağır ağır yürüyen zombiler yerini gerektiğinde koşabilen mutasyona uğramış insanlara bırakmıştı. Bunlara ek olarak devasa yaratıklarda bizleri bekliyordu. Fakat kim ne derse desin bu değişim RE serisine bir hayli iyi gelmişti. Nitekim Capcom bu yeni seriden hiç bir şey eksiltmeden üzerine koyduğu yeniliklerle bizlere Resident Evil 5 oyununu sundu. Bu senenin en çok beklenen oyunlarından biri olan RE5 konsollar için Mart ayında piyasaya sürülmüş PC içinse bekleme devam etmişti. Sonunda bu beklemede sona erdi ve Resident Evil serisinin son oyununu bilgisayarlarımızda ağırlama fırsatı bulduk. Bakalım Resident Evil 5 bu kadar beklememize değmiş mi? Eğer bu sorunun cevabını merak ediyorsanız buyurun incelememize başlayalım.

Afrika Topraklarında Ölümcül Bir Deney

Oyunumuz Afrika’nın kurak topraklarında geçiyor. Resident Evil 5 incelememize senaryodan bahsederek başlayalım. Oyuna ilk girdiğimizde karşımıza gayet aksiyondan uzak, içinde olabildiğinde az diyalog barındıran bir video geliyor. Dolayısıyla bu videodan oyunun konusuna, hikâyesine hâkim olmanız olanaksız bir durum. Fakat oyun ilerledikçe hikâyede tam anlamıyla aydınlanıyor. Sizlere fazladan ipucu verip oyunun heyecanını baltalamamak adına hikâyeden yüzeysel bir şekilde bahsedeceğim. Ama ben tamamını duymak istiyorum diyen varsa siteden mesaj attıklarında onlara yardımcı olabilirim. Serinin bir önceki oyununda hatırlanacağı gibi Leon adında bir karakteri yönetiyorduk. Bu oyunda ise RE tutkunlarının serinin ilk oyunundan hatırlayacağı bir isim geliyor karşımıza. Eski bir S.T.A.R.S elemanı olan Chris Redfield, Resident Evil 5’te karşımıza BSSA adında devlete bağlı olan gizli bir kuruluşun ajanı olarak çıkıyor. Racoon şehrindeki olayların üzerinden yaklaşık olarak on sene geçmiştir. Umbrella şirketi tamamen çökmüştür. Fakat şirketin pazarlama ağı çok geniş olduğundan hala birçok ülkede ürünleri bulunmaktadır. BSSA kurumunun amacı da dünyanın her köşesindeki Umbrella ürünlerini bulup bunları imha etmektir. BSSA aldığı bir istihbarat üzerine Chris’i Afrika’nın ücra bir köşesi olan Kijuju’ya gönderir. Burada ise bizi Afrika’nın Miss Afrika 2009 güzeli Sheva Alomar beklemektedir. Tabi Miss Afrika işin espri kısmı, Sheva’da bizim gibi askeri birime bağlı bir eleman. Neyse, oyunda ilerledikten kısa süre sonra, BSSA’nın aldığı istihbaratın doğru çıktığını ve bir takım kaçkının Umbrella şirketinin yasadışı ürünlerinin yardımıyla Uroboros adında bir kıyamet silahı üzerinde çalıştığını öğreniyoruz. Bu insanların kıyamet merakını da anlamış değilim. Yav kardeşim sabredin zamanı geldiğinde kopacak işte. Nedir bu virüs yapmalar dünyaya salmalar falan. Chris’te benimle bu fikirdeki bu kaçkınları durdurmak için kolları sıvıyor. Oyunun hikâyesi kısaca bu şekilde özetlenebilir. Siz oyunda ilerledikçe oyunun senaryosunda ki detayları da göreceksiniz.

Eski Tanıdıklar Ya da Peşimizi Bırakmayan Kâbuslar

Resident Evil 5’te bizleri ne gibi yenilikler karşılıyor onlardan biraz bahsedelim. Oyundaki en büyük yenilik kontrol sistemine mause’un da dâhil edilmiş olması. Hatırlanacağı gibi serinin bir önceki oyununda mause yoktu ve oyunu klavyeden oynayan birçok oyuncu fazlasıyla zorlanmıştı. Capcom kontrol sistemine mause’u eklemekle birlikte nişan göstergesi olarakta silahımızdan çıkan lazer yerine bir hedef işareti koymuş. Tabi ki oyunu joystick ile oynarsanız hedef işareti yerine silahınızın lazerini kullanabiliyorsunuz. Oyuna mause ve hedef işaretinin getirilmesi çok iyi olmuş. Böylece rakiplerimizi daha hızlı seçip vurabilme imkânımızda oluyor. Fakat bu oyunda bizim hızımızla birlikte rakiplerimizin de hızları bir hayli artmış. Artık o uyuşuk yavaş zombiler mazide kalmış. Karşımıza çıkan yaratıklar ( ki artık insanlıktan çıkmışlar, oyunu oynayıp yaptıklarını görseniz bana hak verirdiniz. ) gayet hızlı hareket edebiliyorlar ve üzerimize sürüler halinde saldırıyorlar. Neyse ki yanımızda Sheva gibi hem güzel, hem alımlı, hem de vurduğunu indirebilen bir partnerimiz var. Eğer oyunu oynarsanız Sheva’yı küçümsememenizi öneririm zira Sheva oyunda çok işimize yarıyor. Örneğin zombinin biri tam bize arkadan sarılacakken onu vurup indirebiliyor. Bunun yanı sıra yaralandığımızda bize ilaç verebiliyor, tabi ki bizde o yaralandığında ona yardım ediyoruz. Kısacası Sheva ile yediğimiz yemek, içtiğimiz su dahi ayrı gitmiyor. Hemen şunu da belirteyim eğer oyunu bitirirseniz Sheva karakteri ile de oynayabiliyorsunuz.
Resident Evil 5’te de eski oyunlardan tanıdık simalar gözümüze çarpıyor. Bunların başında Albert Wasker geliyor. Bunun haricinde RE4 oyununu oynayanlar bilirler, elektrikli testere kullanan, bizi köşeye sıkıştırdığında kafamızı uçuran, kafasına çuval geçirilmiş zombiler vardı. İşte o zombiler ne yazık ki bu oyunda da peşimizi bırakmıyor. Üstelik bu sefer güçleri de fazlasıyla artmış durumda, ölmek bilmiyorlar. Onları görünce ister istemez insanın eli ayağına karışıyor. Zaten zırt pırt zombiler üzerinize atlıyor. Bide onu öyle elinde testere üstünüze koşar bir biçimde görünce iyice bir panik yapıyorsunuz. Tabi benim gibi böyle fazla gerilime gelemeyen arkadaşlar indirsinler RE5 trainerını (sitede RE5 künyesinde mevcut) sonra gel bakalım testereli diye rahat rahat oynasınlar. Normalde hile ile oyun oynamayı pek sevmem ama bu testereli manyak karşıma bir çıktı, oraya kadar hiç ölmemiştim, adam beni 9 kere doğradı. Hee bu arada güzelim Sheva’yı da 3-4 kere kesti. Tabi adamın kafasında çuval var, karşısındaki güzelliği göremiyor ki. Görse acaba keser mi diye geçiriyor insan aklından.

Ellerinizi Sakın Klavyeden Çekmeyin!

Resident Evil serisinin en klasik olaylarından biride ara videolarda bize o tuşa bu tuşa bas diyerek bizi oyuna dâhil etmesidir. Capcom bu geleneğini serinin beşinci oyununda da bozmamış. Oyunda araya giren videolarda bize o tuşa bu tuşa bas diyerek karakterimizin hayatını kurtarma fırsatını yine veriyor. O yüzden “aa ara video girdi şimdi rahat rahat izliyim, o arada kolamı da yudumliyim” deme gibi bir lüksünüz yok. Elleriniz her an klavyenin üzerinde olmalı. Çünkü nereden neyin geleceği hiç belli olmuyor. Aslında bu özellik videolara bile bir heyecan katıyor. Şahsen ben Capcom’un bu tarz bir uygulamaya başvurmasından memnunum. Hazır klavye falan demişken oyunun kontrol sisteminden de biraz bahsedelim. Öyle mause’da eklenmiş deyip bırakmayalım.
Serinin beşinci oyununda da görüş açısı bir önceki oyunla aynı diyebilirim. Hemen omzumuzun üzerinden silahımızı görebildiğimiz bir görüş açısına sahibiz. Bu açı karakter odaklı olduğundan bazen çevremizi görmekte bize sıkıntı yaşatabiliyor ama bu o kadarda kötü bir şey değil. Oyunda klasik olarak “w,a,s,d” tuşlarıyla karakterimizin hareketini sağıyoruz. İstediğimiz zaman depar atabiliyoruz. Ateş etme sistemi ise yine durarak tasarlanmış. Yani hareket halinde iken ateş edemiyoruz. Herhalde böyle olsaydı oyun çok daha kolay olurdu. Yanımızda taşıyabileceğimiz 9 adet materyal var. Bunlara ise klavyede üst kısımdaki rakam tuşlarına basarak kolayca ulaşabiliyoruz. Yani iki saat silah çantasına gidip oradan silah değiştirmemize de lüzum kalmamış oluyor. Ayrıca Sheva’da yanında 9 adet materyal taşıyabiliyor ve istediğimiz zaman ondan mermi veya sağlık alabiliyoruz. Bizim üzerimiz tamamen doluysa bulduğumuz materyalleri Sheva’ya toplatabiliyoruz.

Genel Görüş ve Ekstralar

Oyunun ekstralarından bahsetmem gerekirse, serinin diğer oyunlarında mevcut olmayan birçoklu oyuncu modumuz var. Bu mod sayesinde RE5’i internet üzerinden arkadaşlarımızla oynama imkânımızda oluyor. Düşünsenize Afrika’da zombilere karşı kankanızla sırt sırta vermiş savaşıyorsunuz. İnanın bana oynaması düşünmesinden çok çok üstün bir durum. Eğer fırsatınız olursa bunu mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Diğer ekstra durumla ise oyunu bitirdiğinizde yeni elbiseler, yeni zorluk seviyelerinin açılması gibi durumlar. Yani klasik şeyler. Fakat şunu da belirtmek isterim ki bu yeni elbise olayı oyunun konsol versiyonlarında mevcut değil. Yani PC’ye özel bir şey. RE5’in grafiklerine gelecek olursak, ben oyunu hem DX9’da hem de DX10’da test ettim ve arada muazzam bir fark olduğunu gördüm. Yani oyunu kalkıp düşük sistemli bir PC’de oynarsanız “ya grafikler hani güzeldi ne bu böyle” diye düşünmeyin. Gerçi RE5’in sahip olduğu grafikler DX9’da bile çok iyi bir performansa sahip. Özellikle şu an piyasada olan oyunlar baktığınızda RE5’i farklı bir yere koymamız gerektiğini söyleyebilirim. Şimdide oyunun olmazsa olmazı ses-müzik ikilisine gelelim. Ses olayı her oyun için elbetteki önemlidir fakat söz konusu korku, gerilim temalı bir oyun olduğunda bu ayrıntı daha da önem kazanır. RE5’i sesi tamamen kısık olarak oynadığınızda çok az bir zevk alırsınız. Ama sesi yeteri kadar açtığınızda oyun sizi tamamen içine alabilir. Yani RE5’teki ses efektleri gayet yerli yerinde ve güzel diyebilirim. Zombilerin çıkardığı sesler, çığlıklar vs çok hoştan ziyade çok korkunç. Capcom’u bu konuda da tebrik ediyorum. Oyun beklediğimize değmiş. Eğer ben hiç bir şeyden korkmam diyorsanız, Resident Evil 5’i oynamanızı tavsiye ederim. Unutmayın… Herkes oyun oynar!
avatar
bєяk™
Normal Üye

Mesaj Sayısı : 413
Kayıt tarihi : 04/12/09
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

http://www.facebook.com/profile.php?ref=profile&id=1

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz